Çipura Hangi Mevsimde Yenir?

Özellikle Ege Denizi’nde bulunan çipura, sürüler halinde gezen küçük bir balıktır. Sıklıkla başka balıklarla karıştırılsa da elips biçimindeki vücudu ve pembe yanakları ile ayırt etmesi son derece kolay bir balık cinsidir. Son dönemlerde çiftliklerde de üretimine başlanmıştır.

Çipura, deniz balıkları içerisinde en sık tüketilenlerden birisidir. Bu nedenle çok sayıda farklı şekilde tüketimi mevcuttur. Sıklıkla kızartılarak tüketilen çipura, ızgara yapmaya en uygun balık cinsleri arasında yer alır. Görece daha küçük olanlar kızartma için uygun olabilir. Ancak orta ve büyük çipuraları tam anlamı ile kızartmak mümkün değildir. Bu nedenle orta ve büyük boydaki çipuralar için ideal pişirme yöntemi ızgaradır.

Sıklıkla ızgara olarak tüketilmesine karşın fırında çipura yapmak da Türk mutfak kültüründe son derece yaygındır. Özellikle büyük boy çipuralar fırında az miktarda zeytinyağı kullanılarak kendi yağlarında pişirildiğinde oldukça lezzetlidir. Çipuralardan pek yaygın olmasa da balık çorbası yapıldığı da bilinir. Çipuralar için pek yaygın olmayan bir diğer tüketim biçimi de buğulama yapmaktır.

Çipura avlama mevsimi oldukça yaygındır. Su sıcaklığına göre değişiklik gösteren bir dağılım mevcuttur. Çipura avlamak için balık sürülerinin kıyı kesimlere yaklaştığı zamanı beklemek gerekir. Bu dönemler Çanakkale ve yukarısından sonbahar aylarından kış ortalarına kadar devam eder. Ege’nin güney kısımlarında ise bu sezon yaz aylarında açılır. Çipura, avlanma süresi açısından ele alındığında son derece geniş bir sezona sahiptir.

Çipura, geniş avlanma süresi nedeniyle her mevsim bulunabilen bir balık çeşididir. Özellikle çiftliklerde üretiminin başlamasıyla yılın her ayında çipura bulmak mümkün hale gelmiştir. Ancak her deniz balığında olduğu gibi çipura tüketmenin de bir mevsimi vardır. Bu dönemler çipura balığının en lezzetli olduğu dönemlerdir. Ağustos ve eylül ayları çipura cinsi balık tüketmek için en uygun zamanlar olarak kabul edilir. Bu aylardan özellikle eylül ayı, çipuraların en yağlı oldukları aydır. Çipuralar ekim ve kasım dönemlerinde tüketilmemelidir. İlk dönem kadar lezzetli olmasa da çipuralar ocak, şubat ve mart aylarında da tüketilebilir. Bu dönemde etleri görece daha sert ve beyaz olur.

Uskumru Hangi Mevsimde Yenir?

Karadeniz ile Marmara Denizi arasında hareket halinde olan uskumru, az olsa da Ege Denizi’nde de yaşar. Ortalama 30 santimetre boyunda ve 100 gram ağırlığında bir balık cinsidir. Çok sayıda çeşidi mevcuttur.

Uskumru, sürüler halinde dolaşan bir balık cinsidir. Göçmen bir balıktır. Görece soğuk suları tercih eder. Bu nedenle Türkiye’de ise Akdeniz’de nadiren görülür. Sıklıkla kolyoz cinsi ile karıştırılır. İğ şeklindeki vücudunun karın tarafı gümüşi renklidir. Sırttan aşağı doğru inen yeşilimsi-mavi renkli üzerinde lekeler bulunan bantlarla kaplıdır. Kafasında ve vücudunda da tek düzen pullar bulunur.

Uskumru, büyüklüğüne göre isimlendirilir. Ailenin en küçük üyesine kalinarya ismi verilmiştir. Ortalama 10-15 santimetre boyundadır. 20-25 santimetre civarında olan ortanca üyelere uskumru denir. 30 santimetreden daha büyük olanlara dönüş uskumrusu ya da çiroz denir. Ayrıca yaz aylarında yakalanan uskumrulara da lipari denilir.

Uskumru, sürekli hareket halinde olan bir balıktır. Yaz aylarını genellikle Karadeniz sularında geçiren uskumru sürüleri, sonbaharın gelmesi ile birlikte Marmara Denizi’ne göç eder. Yumurtlama sürecini burada geçiren uskumru sürüleri mart ayından haziran ayına kadar tekrar Karadeniz’e göç ederler. Bir uskumru ortalama on yıl yaşar.

Uskumru, Türk mutfak kültüründe en çok tüketilen deniz balıklarından birisidir. Çok sayıda farklı tüketim yöntemi mevcuttur. Uskumru sıklıkla ızgara yapılarak tüketilir. Bunun yanı sıra dolma, köfte ve kağıt kebabı şeklinde tüketimleri de mevcuttur. Tavası ve pilakisi de yapılır. Ancak bu tarifler için balığın daha yağsız olduğu dönemler beklenir. Ayrıca çiroz, tuzlama yöntemi ile tüketilen bir balıktır.

Uskumru, her mevsim avlanabilir. En lezzetli olduğu aylar eylül ayından şubat ayına kadar olan dönemdir. Şubat ayından mart ayının ortalarına kadar yumurtlama dönemi olduğu için avlanması uygun değildir. Ancak yine de avcılığı yapılır. Yumurta döneminde yapılan avcılık özel bir deneyim gerektirir. Şubat ayında yakalanan uskumrular tava yapmaya uygundur. Diğer aylarda ise ızgara yapılması tavsiye edilir. Yaz aylarında yakalananlar ise pilaki yapımına en uygun olanlardır. Çiroz tuzlaması yapımı için ilkbaharda Karadeniz’e dönüş yolunda avlanan uskumrular kullanılır.

Yemek Çubuğu Nasıl Kullanılır?

Tüm dünyada kullanılan, Japonlar’ın geleneksel mutfak gereçlerinden olan yemek çubukları, chopstick olarak da bilinir. Bu çubuklar genellikle bambudan yapılmakla birlikte plastik ve metal yemek çubukları da kullanılır. Ayrıca lokantalarda bu yemek çubuklarının tek kullanımlık olanları da bulunur. Uç kısımları besinleri iyi tutabilmesi için tırtıklı/pürüzlü yapıda olan yemek çubuklarının gövdeleri ise genellikle Japon kültürüne ait sembollerle süslenir.

Yemek Çubuğu Nasıl Kullanılır?

Yemek çubuklarının kullanılabilmesi için önce doğru olarak tutulması gerekir. İlk etapta alışması biraz zor olsa da, biraz pratik yapılarak yemek çubukları doğru şekilde tutulabilir. Doğru tutuş şekli ile de yemekler bu çubuklar aracılığıyla rahatlıkla yenebilir. Yemek çubuklarının doğru şekilde tutulabilmesi için bu çubuklardan birinin orta-üst bölümü işaret parmağı ile başparmak arasındaki boşluğa dayanacak şekilde tutulmalı ve bu çubuğun uç kısmı ise yüzük parmağının ucu veya üst kısmı ile desteklenerek sabitlenmelidir.

Diğer çubuk ise yaklaşık bir parmak kadar yukarıdan olacak şekilde, uç kısmı başparmak ve işaret parmakları ile sıkıştırılmalıdır. Hareket kabiliyetini kısıtlamamak için çubuklar çok ortalanmadan, üst bölümlerinden tutulmalıdır. Bu tutuş sağlandıktan sonra, alttaki çubuk sabit kalacak şekilde, üstteki çubuk hareket ettirilerek yiyecekler sıkıştırılmak suretiyle tutulabilir ve rahatlıkla tüketilebilir. Yemek çubukları kullanılırken ayrıca yüzük parmağının serçe parmak ile desteklenmesi gerekir.

Yemek çubukları kullanılarak balık ve suşi gibi iri parçalı besinler tüketilebilir. Ancak bu iri parçalı besinler daha rahat kavranabilmeleri için yandan ve tam ortalarından tutulmalıdırlar. Ayrıca bu besinlerin yanında wasabi gibi yumuşak besinler yemek çubukları ile sıkıştırılarak kolaylıkla bölünebildikleri için çatal gibi malzemelerin kullanılmasına gerek kalmaz.

Yemek çubukları kullanılarak çorba içmek de mümkündür. Ancak bunun için içerisinde yosun gibi geniş yüzeyli bitkiler olan, iri taneli çorba çeşitleri tercih edilmelidir. Yemek çubuklarına alınan yosun parçasının içerisine, çorbanın taneleri doldurularak rahatlıkla tüketilebilir. Çorbanın kalan kısmı ise çorba kâsesinden içilir.

Bu çubuklar kullanılarak, Japon mutfağında lapa şeklinde hazırlanan pirinç pilavı da tüketilebilir. Bunun için çubukların kaşık gibi kullanılması yeterlidir. Birbirine yapışmış olan pirinç taneleri, paralele yakın şekilde tutulan çubuklar ile kolayca alınıp tüketilebilir.

Kabakla Yapılabilecek Yemekler

Genel olarak bitki gibi algılanan kabak tohum içerdiği için meyve olarak da kabul edilen bir besindir. Besin değeri yüksek ve bol lif bulunan bir yiyecektir. Pek çok yararı bulunur. Özellikle bağırsakları tembel olanlar için önerilir. Kabak bedeni temizler ve sinirleri yumuşatır. Kalp sağlığını korur, zayıflamayı kolaylaştırır, göz sağlını korur, bağışıklığı arttırır. Bunlar gibi pek çok yararı bulunan kabak sofralarda sevilerek tüketilen lezzetlerdendir.

Sakızkabağı ve balkabağı gibi çeşitlerinden yemeklerde kullanılan sakızkabağıdır ve pek çok yemek içerisinde yer alır. İstenilen lezzetlerle birleştirilerek, farklı tarif ve farklı pişirme yöntemleri ile hazırlanabilir.

Kabak en çok dolma olarak ve zeytinyağlı yemeklerin içerisinde kullanılır. Dolmalık kabak olarak bilinen sakızkabağı yemeklerde tercih edilir. Dolmalarda, sakızkabağının kabuğu alacalı şekilde soyulduktan sonra etli kısmı oyulur ve içi hazırlanan malzeme ile doldurulur. İri kabaklar fırın yemekleri için kullanılabilir. İçi oyulduktan sonra boylamasına ikiye ayırılan kabakların üzerine kıyma ile hazırlanan harç konulup fırına sürülebilir. İstenirse kaşar da eklenebilir.

Kabak zeytinyağlı yemeklere de konulabilir. Domates, soğan ve salça zeytinyağı üzerine halka halka ya da daha küçük parçalar halinde doğranan kabaklar eklenerek pişirilebilir. Ayrıca sotelerde de kabak kullanılabilir. Türlüde birçok sebze gibi kabak da kullanılır. Küçük parçalar halinde türlünün içerisinde yer alabilir. Kabak kavurma da yapılabilir. Soğan, sarımsak ve kabak kavrulur. İstenirse üzerine biber de eklenir ve yoğurtla servis edilebilir.

Böreklerde de kabak kullanılır. Rendelenen kabak istenilen lezzetlerle birleştirilerek önceden yoğurt, yumurta ve yağ karışımı ile hazırlanan yufkaların arasına konularak elde edilir. Hem kolay hem sağlıklı bir yiyecektir. Özellikle çocukların severek tüketeceği bir yemek olur.

Kabak yemeklerinden en çok yapılanlardan birisi de kızartmadır. Halka şeklinde ya da halkaların yarısı şeklinde kızgın yağda kızartılabilir. Kızartılan kabaklar yoğurt eşliğinde sunulanilir. Bunun yanında başka sebzelerle birlikte kızartıp karışık kızartma da yapılabilir. Üzerine domates sosu gezdirilerek sunulabilir. Kabak; un, yumurta ve baharatla karıştırılarak yağda kızartılır ve mücveri yapılabilir.

Çorbaların içerisine kabaklar rendelenerek eklenebilir. Kremalı çorbalar içerisine ince ince rendelenerek havuçla birlikte konulabilir. Ayrıca rendelemek dışında tercih edilen boyutta doğranarak da çorbaların içerisine eklenebilir. Tavuk çorbalarının da içerisine konulabilir. Bunun yanında et haşlama içerisine de kabak konulabilir.

Kabak salataların içerisine pişmeden yani çiğ bir şekilde ya da sotelenerek eklenebilir. Çiğ kabağı rendeleyerek yoğurt içerisine dereotu ve sarımsak ilave edilerek hazırlanabilir. Çiğ şekilde istenmez ise kabağı rendeleyip havuç ile soteleyerek mayonez, yoğurt ve cevizle karıştırılabilir.

Evde Cips Sosu Nasıl Yapılır?

Patates cipsi lezzetli bir sos ile enfes bir atıştırmalık haline dönüşebilir. Hemen hemen her evde bulunabilecek temel malzemelerle hazırlanabilen dip soslar patates cipsi dışında kroketler, paneler ve kızartmalar gibi çok sayıda atıştırmalık ile servis edilebilir.

Soğanlı yoğurtlu dip sos

  • 1/4 su bardağı zeytinyağı
  • 3 adet arpacık soğan
  • Bir çimdik şeker
  • 4 adet taze soğan
  • 2 su bardağı süzme yoğurt
  • 1 çay kaşığı sumak
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • İsteğe göre tuz

Yapılışı: Arpacık ve taze soğanlar temizlendikten sonra ince ince kıyılır. 1 çay kaşığı sumak ile soğanlar ovulur. Tüm malzemeler derin bir kaba alınır ve karıştırılır.

Mayonezli dip sos

  • 3 yemek kaşığı mayonez
  • 1 tatlı kaşığı ketçap
  • 1 tatlı kaşığı soğan tozu ya da ince kıyılmış 3 adet arpacık soğan
  • 1 tatlı kaşığı sarımsak tozu ya da ince kıyılmış 1 diş sarımsak
  • 3-4 adet kornişon turşu
  • 1 tatlı kaşığı hardal
  • 1 çay kaşığı tatlı toz biber

Yapılışı: Kornişonlar ince ince kıyılır. Tüm malzemeler derin bir kaba alınır ve karıştırılır. Mayonez tadını hafifletmek için süzme yoğurt ilave edilebilir.

Guacamole sos

  • 1 adet olgun avokado
  • 1 adet domates
  • 1 adet kırmızı soğan
  • 5-6 dal kişniş ya da maydanoz
  • 1 adet yeşil acı biber
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • ½ limon suyu

Yapılışı: Tüm sebzelerin kabukları temizlenir. Avokadonun çekirdeği çıkarılıp bir kapta püre haline getirilir. Domates, biber, maydanoz  ve soğan küçük küçük doğranır. İsteğe göre tuz ve karabiber ilavesi yapılır. Tüm malzemeler derin bir kaba alınır ve karıştırılır. Bekletilmeden servis yapılır.

Domatesli dip sos

  • 1 adet soğan
  • 1 adet domates
  • 1 diş sarımsak
  • ½ lime ya da limon suyu
  • Bir çimdik şeker
  • 5-6 dal maydanoz
  • İsteğe göre tuz, karabiber, acı biber, kimyon ya da köri

Yapılışı: Soğan temizlenip ince ince doğranır ve küçük bir tencereye alınır. 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı ile kısık ateşte yumuşayıncaya kadar sotelenir. Ardından kabuğu soyulmuş ve rendelenmiş domatesler ile bir diş kıyılmış sarımsak ilave edilir. 2-3 dakika kavurduktan sonra tuz ve baharat ilavesi yapılır. Tencerenin kapağı kapatılır ve en kısık ateşte 15 dakika pişirilir. Sos soğuyunca limon suyu ilave edilir.

Fesleğenle Hangi Soslar Yapılır?

Aromatik otlardan biri olan fesleğen Akdeniz mutfağında birçok sosun temel malzemelerinden biridir. Pesto sos da dahil olmak üzere makarna, salata ve beyaz et yemekleri soslarında yoğun olarak kullanılır.

Parmesanlı fesleğenli pratik sos

  • 2 su bardağı taze fesleğen yaprağı
  • 4 diş sarımsak (kıyılmış)
  • 1/4 su bardağı zeytinyağı
  • 2 yemek kaşığı çam fıstığı
  • 1/2 su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri
  • Tuz ve karabiber
  • 1 su bardağı süt kreması

Yapılışı: Tüm malzemeler blendıra alınır ve 2 dakika boyunca karıştırılır. İsteğe göre makarna, somon ya da ızgara tavuk eti ile beraber servis edilir.

Fesleğenli salata sosu

  • 1 demet taze fesleğen
  • 1 su bardağı zeytinyağı
  • 2 limon suyu
  • 4-5 adet tane karabiber
  • 3 diş sarımsak

Yapılışı: Fesleğenler ince ince kıyılır. Uygun büyüklükteki bir şişe ya da kavanozun içine kıyılmış fesleğenler, zeytinyağı, 2 adet limonun suyu, 3 diş bütün sarımsak, 5 adet tane karabiber ve isteğe göre tuz ilave edilir. Birkaç dakika çalkalandıktan sonra buzdolabına kaldırılır. Hazırlanan bu sos bir hafta süreyle ağzı kapalı olarak saklanabilir, isteğe göre salatlarda ya da balık yemeklerinde kullanılabilir.

Domatesli fesleğenli sos

  • 3 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 1 büyük soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 5 adet domates
  • 1 çay kaşığı kırmızı pul biber
  • 2 tatlı kaşığı balsamik sirke
  • 2 çay kaşığı toz şeker
  • 1 su bardağı fesleğen yaprağı
  • Tuz ve karabiber

Yapılışı: Orta ateşte bir tavada zeytinyağı kızdırılır. Soğanlar ve sarımsaklar yumuşayana kadar yaklaşık 5 dakika pişirilir. Daha sonra domates, kırmızı pul biber, sirke, şeker eklenir. Karışım bir taşım kaynatılır ve ocağın altı kısılır. 1 saat boyunca çok kısık ateşte pişirilir. Ocağın altını kapatmadan hemen önce ince kıyılmış fesleğen, tuz ve karabiber ilave edilir. Tercihen keçi peyniri ile beraber makarnada kullanılır.

Kolay pesto sos

  • 1 demet fesleğen
  • 4 diş sarımsak
  • ½ çay bardağı çam fıstığı
  • ½ çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çay bardağı
  • 3 adet sarımsak
  • Yarım çay bardağı çam fıstığı

Uygulama: Zeytinyağı hariç tüm malzemeler robotta çekilip püre haline getirilir. Servisten önce, zeytinyağı el yakmayacak kadar ısıtılır ve karışıma eklenir. Damak tadına göre haşlanmış makarna ya da kızarmış ekmek ile servis edilir.

Közde Kestane Nasıl Pişirilir?

Sıcak aile sohbetlerinin en lezzetli yiyeceği, sobalarda çıtır çıtır kızartıldığı zamanlara dair nostaljik hikayesiyle kestane kış aylarının sevilen besinleri arasında yer alır. Ayrıca içeriğindeki vitamin ve mineraller ile kış hastalıklarına karşı en etkileyici koruyuculardan biridir. Bunun yanında sindirim sistemine de faydaları bulunan kestanenin tüketiminde diyabet hastaları ile damar sertliği ve yüksek tansiyonu şikayeti olanlar dikkatli olmalılardır.

Çeşitli şekillerde pişirilen kestane özellikle közde yapıldığında daha yumuşak olmakla birlikte ayrı bir lezzete de sahiptir. Anca kestaneyi közde ya da diğer şekillerde pişirmeden önce, kestane tüketirken temel sorunların başında yer alan kabuklarının zor soyulmasının önüne geçmek için bazı önlemler almak kestane keyfini daha lezzetli hale getirir.

Soyulmasında kolaylık sağlanması için kestaneler çizilmeden önce iyice yıkanmalıdır. Ayrıca patlamaması için kesilen kestanelerin daha kolay soyulmasını mümkün kıldığı için bombeli kısmından yatay şekilde uzunca kesilmelidir. Son olarak kestaneler 2 saat suda bekletilmelidir. Ayrıca közlenen kestaneleri kapaklı bir kapta muhafaza etmek sıcak kestanelerin yumuşaması sağlayarak daha kolay açılmasına yardımcı olur. Üstelik kestanelerin kurumaması ve sıcak kalması için kapalı kapta bekletmek daha faydalıdır.

Kestaneleri közlemek içinse közleme tavası kullanılmalıdır. Kestaneler tavada yüksek ateşli ocakta iyice kızartıldıktan ve belli bir sıcaklığa eriştikten sonra ocağa konmalıdır. Eğer kestaneler fazla miktarda ise 2-3 partiye bölünerek tavaya atılmalıdır. Aksi takdirde kestaneler istenilen dereceye gelebilmesi uzun zaman alabileceği gibi kuruması da söz konusudur. Kestaneleri pişirme sırasında ocağın ateşi yüksek tutulmalı ve her iki üç dakikada bir tavada döndürülerek iyice közlenmelidir. Kestaneler közlendikten sonra ocağın altı iyice kısılarak üzerine kapak kapatılarak demlenmelidir. Demlendiğine iyice emin olduktan sonra kapaklı bir kaba alınır ve bir süre bekletildikten sonra tüketilir.

Karışık Turşu Nasıl Yapılır?

Turşu, birçok yemeğin yanına servis edilen ve sevilerek tüketilen bir yiyecektir. Çok sayıda sebzenin turşusu yapılabilir. Sebzelerin turşuları ayrı ayrı kurulabileceği gibi karışık şekilde de hazırlanabilir. Karışık turşu yapmanın farklı bir zorluğu yoktur.

Karışık turşu genellikle salatalık, lahana, domates, biber ve havuç gibi sebzelerden yapılır. Tercih edilen sebzeler çeşitlendirilebilir. Ancak yöntem aynıdır. İlk etapta turşu yapımında kullanılacak malzemeler iyice temizlenir. Lahana kullanılacaksa, yapraklarına ayrılarak yarım gün kadar tuzlanarak bekletilmesi turşusunun daha lezzetli olmasını sağlayacaktır. Biberlerin uzun yeşil sapları ve domatesin yeşil bağlantı kısmı gibi yerler koparılmalı ya da kesilmelidir. Bu aşamadan sonra havuç gibi doğranması gerekenler istenilen büyüklükte doğranmalıdır. Domates ve salatalık gibi doğranması pek tercih edilmeyenlere ise büyüklüklerine göre bir ya da iki defa çatal batırılmalıdır. Bu işlem turşunun suyunun sebzenin içerisine daha hızlı nüfuz etmesini sağlamak içindir. Bu aşamdan sonra sebzeler turşu olmaya hazırdır.

Kullanılan sebzenin miktarına göre uygun büyüklükte kavanozlar kullanılmalıdır. Kavanozun cam olması en iyi sonucun alınmasına yardımcı olacaktır. Kullanılacak her kavanozun dibine yaklaşık bir avuç kadar bir taşım kaynatılmış nohut atılmalıdır. Nohut, turşunun fermante olmasını sağlayacaktır. Ardından isteğe göre kavanozlar doldurulmalıdır. Doldurma esnasında isteğe bağlı miktarlarda sarımsak da ilave edilmelidir. Aynı şekilde isteğe göre limon dilimleri de koyulabilir.

Ancak mümkün olduğunca sık şekilde doldurulmalı, üstten bastırılarak içerisinde boşluk kalması önlenmelidir. Kavanoz ağzına kadar doldurulduktan sonra yarısına gelecek şekilde su koyulmalıdır. Kalan yarısına da sirke ilave edilmelidir. Kavanozun içerisindeki karışım geniş bir kaba boşaltılmalıdır ve içerisine bir miktar kaya tuzu atılmalıdır. Tuz karıştırılarak eritilmelidir. Tuzun miktarını ayarlamak için karışımın içerisine bir adet zeytin atılmalıdır. Zeytin dibe ya da yüzeye yakın olmayacak şekilde ortada asılı kaldığında karışımın tuzu ideal demektir. Bu seviye yakalandıktan sonra karışım yeniden kavanoza boşaltılmalıdır.

Kavanozun ağzına maydanoz ya da kereviz yaprağı yerleştirilmelidir. Üzerine de az bir miktar toz şeker ilave edilmelidir. 5 litrelik kavanoz için 3 kaşık şeker yeterlidir. Ardından kavanozun kapağı kapatılarak güneş ışığından uzak serin yerde bekletilmelidir. Ortalama 1-1,5 ay içerisinde turşu yemeye hazır olacaktır. Ancak zaman içerisinde turşunun suyu azalacaktır. Bu durumda üzerine su ilave etmek önemlidir.

Balzamik Sirke Nasıl Yapılır?

Salatalardan et yemeklerine birçok gurme lezzette kullanılan balzamik sirkenin anavatanı İtalya’nın Modena bölgesidir. Özel yöntemlerle hazırlanmış sirkenin meşe fıçılarda uzun yıllar boyunca dinlendirilmesiyle elde edilir. Kendine has yoğun bir renge ve aromaya  sahiptir. Yıllandırma süresine bağlı olarak balzamik sirkenin değeri ve kalitesi artar. Modenada üretilen 30-40 yıllık bazı balzamik sirke çeşitleri klasik şaraplardan çok daha değerlidir.

Balzamik sirke nasıl yapılır?

Normal sirkeler şaraptan ya da meyve suyundan elde edilir. Sirke, sirke bakterilerinin etil alkol içeren sıvıları okside etmesi sonucunda meydana gelir. Kimyasal bir süreç içinde etil alkol oksitlenir ve asetik asit açığa çıkar. Böylece etil alkolün sarhoşluk gibi olumsuz etkileri ortadan kalkarak faydalı, besleyici ve aromatik özellikte bir besin maddesi olan sirke haline gelir.

Doğal yöntemlerle hazırlanan sirkelerde meyve suyu ya da şarap kullanılır. Sirke, açık hava şartlarında sirke bakterilerinin yardımı ile 4-5 haftada olgunlaşır ve tüketilebilecek hale gelir. Sirkenin sanayi üretiminde olgunlaşma süresi oldukça kısadır. Ortalama 5 hafta olan sirkeleşme süreci özel tekniklerle birkaç güne düşürülür.

Balzamik sirke normal sirkeden farklı olarak yıllandırılmış ve aromalandırılmış özel bir sirke çeşididir. Balzamik sirke üzüm şarabından elde edilir ve meşe fıçılarda yıllandırılarak farklı bir lezzet kazanması sağlanır. Üretimi halen geleneksel yöntemlerle yapılmakta olup oldukça zorlu bir üretim sürecine sahiptir. Balzamik sirkeye aroma kazandırmak için karamelize şeker kullanılır. Ancak üreticilere göre çok farklı aromalara sahip balzamik sirkeler de vardır.

Balzamik sirke yapılırken taze üzüm suları, ağzı açık toprak bir kap içerisinde en az 24 saat süreyle kaynatılarak yoğunlaştırılır. Daha sonra şıralar meşe fıçılara alınır. Aromatik yapısının oluşması için yıllandırılır. Yıllandırma süreci 2-50 yıl arasında olabilir. İyi bir balzamik sirkenin değeri yıllandırma süresi ile doğru orantılıdır. Ucuz ticari balzamik sirkeler genellikle 2 yıllıktır. Değerli sirkeler ise minimum 15 yıl süreyle yıllandırılır. Yıllanmış balzamik sirke yoğun bir renge ve aromaya sahiptir. Bu nedenle genellikle daha genç sirkelerle karıştırıldıktan sonra kullanılır.

Evde Turşu Nasıl Yapılır?

Besin maddelerinin uzun süre bozulmadan muhafaza edilebilmesi için kullanılan en etkili yöntemlerden birisi besinlerden turşu yapılmasıdır. Üstelik besinlerin saklanması için enerjiye ve teknolojik araçlara ihtiyaç olmadığından bu şekilde saklanması oldukça ucuzdur. Uzun süreli muhafazalarından dolayı turşusu yapılan besinlerin mevsimi dışında tüketilebilmesi ve turşuların kendisine has lezzetleri de bu yöntemin diğer artılarıdır. Günümüzde hazır tüketim alışkanlığına bağlı olarak her ne kadar marketlerden satın alınsalar da evlerde de birkaç basit adımda kolaylıkla turşu yapılabilir.

Evde Turşu Nasıl Yapılır?

Turşu yapımı için öncelikle hangi sebzenin veya meyvenin turşusunun yapılacağına karar verilmelidir. Salatalık, pancar, lahana, biber, domates, patlıcan ve daha birçok sebzenin yanında erik ve armut gibi bazı meyvelerin de turşusu yapılabilir. Turşusu yapılacak olan meyve veya sebzelerin taze olmalarına dikkat edilmelidir. Tazeliğin yanında bu besinlerin yumuşak, çürük veya bereli olmamalarına da dikkat edilmeli ve bu şekilde olanlar ayıklanarak turşu yapımında kullanılmamalıdır. Turşuluk seçiminde mümkün olduğunca sert ve diri olanlar tercih edilmelidir. Son olarak da turşusu yapılacak olan besinlerin, turşu yapılmadan önce bol su ile çok iyi yıkanmaları gerekir.

Hangi Kaplar Kullanılabilir?

Turşu yapmak için uygun büyüklükte kaplar seçilmelidir. Bunun için en çok 1 kg’lık ve 5 kg’lık kavanoz ve bidonlar tercih edilir. Ancak daha sağlıklı olduğundan turşu yapmak için cam kaplar tercih edilmelidir. Ayrıca turşu kurulacak kap turşu yapılmadan önce iyice yıkanmalıdır. Cam kaplar ve ısıya dayanıklı kavanozlar ile kapaklar ise önce suda kaynatılmalıdır. Bu şekilde turşunun dayanma süresi de artırılmış olur.

Salamura Hazırlama

Turşu için en önemli noktalardan birisi de salamura suyunun hazırlanmasıdır. Salamura hazırlanmasında kullanılacak olan tuzun iri taneli kaya tuzu olması gerekir. Bu tuz suda daha iyi çözünerek turşunun olgunlaşma sürecini hızlandırır. Salamuraya koyulacak tuz miktarının belirlenmesi içinse genel olarak kabul edilen ölçü; 1 litre suya 5 yemek kaşığı tuz şeklindedir. Bunun yanında hazırlanan salamuranın kontrolü için salamura suyuna bir adet yumurta atılmalı ve yumurta suda yüzer duruma gelene kadar tuz eklenerek karıştırılmalıdır. Yumurtanın yüzmesi salamura tuzunun gerekli orana geldiğini gösterir. Salamura suyu için kullanılacak suyun da çeşme suyu değil, içme suyu olması gerekir. Çeşme suyu kullanılacaksa da kaynatılıp soğutulduktan sonra kullanılmalıdır.

Salamurada kaliteli bir sirke kullanmaya özen gösterilmelidir. Kalitesiz sirke turşunun olgunlaşmasını olumsuz etkileyeceğinden ya kullanılmamalı ya da bir süre kaynatılıp yoğunlaştırıldıktan sonra salamurada kullanılmalıdır. Sirke seçiminde öncelik üzüm sirkesine verilmeli, elma sirkesi ikinci seçenek olarak tercih edilmelidir. Oransal olarak da 1 litre suya 100 mililitre, yani 1 çay bardağı sirke ilave edilmelidir. Salamurada limon tuzu kullanılacaksa da bunun için 1 litre suya 1 çay kaşığı limon tuzu ilave edilmelidir.

Ne Kadar Süre Bekletilmelidir?

Bu noktalara dikkat edilerek turşuluk malzemeler ve salamura suyu turşu yapılacak kaba doldurulur. Kabın içerisine turşuya aroma vermesi için nane, maydanoz, dereotu ve sarımsak, turşunun olgunlaşmasını hızlandırması içinse bir miktar nohut veya şeker koyulabilir. Turşunun ağzı boşluk kalmayacak şekilde doldurulduktan sonra ise sıkıca kapatılır ve olgunlaşmaya bırakılır. Pancar gibi önceden haşlanarak kurulan bazı turşu türleri birkaç gün içerisinde olgunlaşırken çoğu turşunun olgunlaşması en az 1-2 haftada gerçekleşir. Hazırlanan turşu bu süreçte arada kontrol edilmeli ve olgunlaştıktan sonra tüketilmelidir.